Yeşim Özen Açıl & Fatih Açıl

ROMA MAKER FAIRE NASILDI?

ROMA MAKER FAIRE NASILDI?

 

Tüm makerların ya da “maker ne demek?” diye merak edenlerin uğramak istedikleri bir yer Maker Faire. Ülkemizde de düzenlenmekte olan bu fuar, “kendin yap” kültürünü destekliyor ve insanları tüketmektense üretmeye yönlendiriyor. Felsefesi aslında hepimizde doğuştan olan bir kavram. Evet, belki bir o kadar da tüketen bir topluluğuz ancak kendi işimizi kendimiz yapmayı da seviyoruz.

Peki kendin yap felsefesinden beslenerek yola çıkan maker hareketinin Roma’da gerçekleşen ve Avrupa’nın en büyüğü olan fuarı 4. Roma Maker Faire nasıldı? (Bu arada döndükten sonra en çok duyduğumuz soru olduğu için blog yazısının başlığını bu soru yapmanın mantıklı olacağını düşündük.) Ülkemizdeki Maker Faire’den farkı neydi? Şimdi tüm aklınızdaki soruları cevaplayacağız. Öncelikle size aşağıda yer alan videoyu izlemenizi öneriyoruz:

 

 

Öncelikle şunu söylemeliyiz ki muazzam büyüklükteydi. Tam 7 büyük alandan oluşuyordu ve her bir alanın kendisine özel konsepti vardı.

Bu alanlar; genç makerlar (young makers - okul alanıydı), hareket (drones, mobility), robotlar (energy, health, robotics, science, sport, universities), üretim (3D printing, architacture, craft, fablab, fashion, furniture, jewels, new manufacturing, materials, recycling, wearable - bu alandaki en ilgi çekici nokta maker gelinlikti), etkileşim (electronics, games, home automation, industry 4.0, VR), yemek-müzik-sanat (agriculture, art, food, gardneing, müsic) ve Işık ile Karanlık (Conferences, Light & Darkness) şeklindeydi. Aşağıdaki fotoğrafta bulunan yer de Young Maker kısmından bir karedir. Bu şekilde 7 farklı alan olduğunu düşünün.

 

 

Bu alanlarda birbirinden farklı ürünler var. Maker ürünlerine doyuyorsunuz ancak bunun yanı sıra bir sürü farklı ürünün sergilendiğini de görüyorsunuz. Bizim, ülkemizde yapılan Maker Faire etkinliği ile arasında olan şu farkı çok dikkatimizi çekti. Ülkemizde yapılan bu fuar daha çok eğitim ağırlıklı gidiyor. Eğitim ile iç içe ya da tek çaba eğitime entegre edilmesi gibi gözüküyor. Ancak Roma Maker Faire’de maker kültürünün tüm halka yansıdığını, bunu yalnızca eğitim dünyasına değil tüm hayatlarına entegre ettiklerini görebiliyorsunuz. Bunun en büyük kanıtı olarak biraz önce bahsettiğimiz 7 devasa alandan yalnızca bir tanesinde okul çalışmalarının sergileniyor olması gösterilebilir zannediyoruz ki. Bu arada okul çalışmaları dediysek de öyle hafife almayın. Robot tasarlayan mı istersiniz, matematik formülünü modelleyen mi yoksa kendi ses sistemini yapan mı? Örneğin yandaki resimde yer alan robot bir öğrenci çalışması ve joystik ile bir kukla gibi hareket ettirilebiliyor.

 

Aynı zamanda bizim Maker Faire’lerimizde olduğu gibi ürün tanıtımları da yer alıyordu. Aşina olduğumuz bir çok ürün olduğu gibi, hiç bilmediğimiz ürünler de vardı.

Ürün tanıtımlarının yapıldığı bu alanın en güzel yanlarından birisi de öğrenci-veli atölyeleriydi. Çocuklar ebeveynleri ile çalışmalar yapıyor, hem onlar eğleniyor hem de ebeveynleri bu ürünlere dair bir fikir sahibi oluyorlardı.

 

Bir diğer ilgi çekici nokta ise ulaşım araçlarına yönelik de inovatif fikirler geliştirmeleriydi. Hem arabalara, hem teknelere hem de uçaklara dair projeler vardı. Koskocaman bir İHA (insansız hava aracı) Maker Faire alanındaydı ve üniformalı askerler tarafından sunuluyordu. Projelerini VR ile birleştirmişlerdi ve insanlara gökyüzünde uçak olup uçmayı deneyimletiyorlardı. İşte bahsettiğimiz maker hareketinin sadece okullara değil hayata entegre ettikleri nokta bu oluyor zannediyoruz ki. Hiç aklınıza gelmeyecek kişilerin Maker Faire alanında boy gösterdiğini görebiliyorsunuz.

Bu arada disiplinler arası çalışmalarda da maker hareketinin yansımalarını görebiliyorsunuz. Örneğin tarih ile maker hareketini buluşturmayı hiç hayal etmiş miydiniz? Siz hayal etmiş olsanız bile onlar çoktan harekete geçmiş ve tarihi motiflerin üzerine işlemeler yaparak çocuklara tarih derslerinde de kendin yap kültürünü aşılamışlar. Tasarımlarda boncuk kullandıkları için inanılmaz dikkat çekici duruyor. Bir yandan da çocuk hangi motiflerin hangi uygarlıkları yansıttığını daha iyi deneyimlemiş oluyor. Bu yapılanlar hazır kit olarak satılsa da, yazıcıdan çıktı alıp birkaç çeşit boncuk ile birleştirilerek öğretmenler tarafından tasarlanması mümkün olan bir etkinlik.

Bir diğer yandan eğitim teknolojilerine rastlamak da mümkün. Birçok zengin örnek var. Bunlardan biri de ülkemizde de gördüğümüz insan vücuduna dair üç boyutlu çalışmalar. Ayrıca holograma dair de çok zengin bir örnek yer alıyordu. Karanlık bir odaya giriyorsunuz ve görüp görebileceğiniz en iyi hologramla karşılaşıyorsunuz. O kadar gerçekçi ki, gerçekten hologram mı diye anlayabilmek için uzun süre inceledik.

 

Bir diğer heyecanlandıran bölüm ise hiç şüphesiz dronelara aitti. Burada çok büyük bir drone yarış alanı vardı. Bahsettiğimiz bu 7 alandan bir tanesi dronelara aitti, ancak başka ürünler de bu alanda yer alıyordu. Hepsi dronelardan oluşmuyordu. Yarışmada ise şu ana kadar gördüğümüz en hızlı drone sürüşü ile karşılaştık. Yarış alanının içinde parkurlar vardı ve çok hızlı bir şekilde droneları sürerek, kaza yapmadan bu alanı tamamlamaları gerekiyordu. İki drone aynı alanda ve çok hızlı olunca biri kaza yaptı ve diğeri yarışmayı kazandı. Ancak gerçekten bu süreç çok heyecanlıydı.

 

Sanal gerçekliğe yeni bir boyutta kazandırılmıştı. Sadece gözlük ile değil tüm vücudun bağlandığı bir aparat ile tasarım oluşturulmuştu. Bahsettiğim tüm bu alanların çevresinde ise iyi bir izleyici kitlesi yer alıyordu. Şunu da söylemeden geçmek istemiyoruz. 7 tane devasa büyüklükte alanı olan Maker Faire gerçekten çok ciddi bir katılımcıya sahipti. Bu arada atölyeler ve konuşmacılar için de ayrılmış bir alan vardı. Her bir alan yeterince doluydu ve ilgi görüyordu.

Bizi en çok şaşırtan ve Türkiye’deki Maker Faire’da da gördüğümüz doğa içerikli standlar oldu. Meyve-sebze yetiştirme, ağaçlar yetiştirme gibi birçok alan mevcuttu. Size bahsettiğimiz, bizim kültürümüz de olan kendi işini kendin yap ise yeşillik alanı ile bağdaştırılabilir sanırım. Bizler de toprakla uğraşmayı seven insanlarız. :) Bir diğer ilgimizi çeken ürün ise beyaz bantlardan yaptıkları şekiller oldu. Çiçekler, hayvanlar, aklınıza gelebilecek birçok şey tasarlanmıştı.

 

Tüm bu alanları doya doya gezmek bir gününüzü hatta atölyelere de katılmak isterseniz iki gününüzü alabilir. Oldukça yoğun katılımı olan ve hiçbir standından boş geçmeyeceğiniz bir etkinlik olmuş Roma Maker Faire. Toplamda 3 gün sürüyor. Girişin ücretli olduğunu ve cuma günkü etkinliklerin genellikle okullara hitap ettiğini unutmayın. Cuma günü sadece 2’den sonra giriş yapılabiliyor. Öncesinde ise sadece okul grupları ve medya içeriye girebiliyor. Önümüzdeki yıllarda gitme konusunda aklınızda soru işaretleri olursa kesinlikle gitmenizi öneririz. Bol üretmeli, bol paylaşmalı bir gelecek dileriz! :)

 



YAZAR:Yeşim Özen Açıl & Fatih Açıl

SOSYAL MEDYA HESAPLARINIZDA PAYLAŞMAK İSTERSENİZ: